Edmund Burke, Fransa Devrimi Üzerine Düşünceler, 1790, Çeviren Ahmet Özcan, İstanbul: Bilge Kültür Sanat Yayıncılık, 2019.
“Ama şövalyelik çağı kapandı. Sofistlerin, ekonomistlerin ve hesapçılarınki kazandı ve Avrupa’nın görkemi sonsuza dek söndürüldü. Rütbe ve cinsiyete yönelik o cömert sadakati, o mağrur teslimiyeti, o vakur itaati ve esaretin kendisinde bile soylu bir özgürlük ruhunu canlı tutan kalbin o tabiiyetini asla, artık asla seyreylemeyeceğiz. Yaşamın satın alınmamış zarafeti, ulusların mahcup müdafaası ve mert duygunun ve kahramanca teşebbüsün bakıcısı gitti! Bir lekeyi bir yara gibi hissetmiş, azgınlığı yatıştırırken cesarete ilham vermiş, dokunduğu her şeyi soylulaştırmış ve altında kusurun kendisinin tüm kabalığını kaybederek kötülüğünün yarısını yitirdiği ilkenin o hassasiyeti, onurun o namusu gitti.”
Edmund Burke, 1790 yılında, Fransız Devrimi’ne karşı çıktığı ve onun çok daha büyük çaplı, yıkıcı ve soğukkanlı bir dönüşümün habercisi olduğunu duyurduğu yukarıdaki satırları yazdığında henüz ne Fransa Kralı XVI. Louis ile Fransa Kraliçesi Marie Antoinette devrimin insanca icadı giyotinde can vermiş ne de Fransız Devrimi kendi çocuklarını tek tek öğüteceği Terör Dönemi’ne girmişti. Tedirgin edici bir kesinlikle Fransız Devrimi’nin aşırılıkları ve nihai sonunu öngörebilmiş bu çalışma, Thomas Paine’in İnsan Hakları adlı kitabı başta olmak üzere, Aydınlanma düşüncesinin temel yapıtlarının ortaya çıkışını kışkırtmış; kısa sürede muhafazakâr siyasal felsefesinin bir başyapıtına dönüşmüştür. Uzun ve titiz bir çalışmanın ürünü olan bu çeviri hem Batı siyasal düşüncesinin en temel eserlerinden birini Türkçeye kazandırmayı hem de Türkiye’de ortaöğretim ve yükseköğretim tarih kitaplarında “yerlere göklere sığdırılamayan” Fransız Devrimi’ne yönelik eleştirel bir bakış açısının geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Edmund Burke, was born in Dublin, January 12, educated at a Quaker boarding school and at Trinity College, Dublin. In 1750 he entered the Middle Temple, London, but soon abandoned law for literary work.
The best of Burke's writings and speeches belong to this period, and may be described as a defense of sound constitutional statesmanship against prevailing abuse and misgovernment. In 1788 he opened the trial of Warren Hastings by the speech which will always rank among the masterpieces of English eloquence.
Burke had vast knowledge of political affairs, a glowing imagination, passionate sympathies, and an inexhaustible wealth of powerful and cultured expression. However, his delivery was awkward and speeches which today captivate the reader only served to empty the benches of the House of Commons (some speeches were in excess of eight hours).
One of the foremost political thinkers of 18th century England, Burke died July 9, 1797, and was buried in a little church at Beaconsfield.
... Show more