“Handa genç bir kadınla yaptığı konuşmayı anımsadı. Çocuğun var mı sorusuna bu güzel genç kadın neşeyle şu yanıtı vermişti: - Bir tane kız vardı, Tanrı beni kurtardı, Geçen oruçta gömdüm. - Çok üzülmüşsündür, değil mi? -diye sormuştu Darya Aleksandrovna. - Neden üzüleyim? İhtiyarın o kadar çok torunu var ki. Dertten başka bir şey değil. Ne çalışabilirsin, ne iş yapabilirsin. Sadece ayak bağı. Genç kadının iyilik dolu sevimli yüzüne rağmen bu yanıt Darya Aleksandrovna'ya çok iğrenç gelmişti, ama şimdi elinde olmadan bu sözleri anımsıyordu. Bu arsız sözlerde gerçeklik payı da vardı. On beş yıllık evlilik hayatını gözden geçiren Darya Aleksandrovna "Evet, genel olarak hamilelik, bulantı, zihin uyuşukluğu, her şeye karşı ilgisizlik ve en önemlisi de çirkinleşmeyle geçiyor, -diye düşünüyordu.- Gencecik, güzel Kiti bile bozuldu, bense hamilelikte çirkinleşiyorum, bunu biliyorum. Doğum, sancılar, korkunç sancılar, o son dakika... sonra emzirme, o uykusuz geceler, o korkunç ağrılar..." Darya Aleksandrovna hemen hemen her bebekte yaşadığı çatlayan meme uçlarının acısını yalnızca anımsamakla bile ürpermişti. "Sonra çocukların hastalıkları, o sonsuz korku; sonra çocukların yetiştirilmesi, kötü huyları (küçük Maşa'nın ahududu toplarken işlediği suçu anımsadı), öğrenimleri, Latince... Bunların hepsi ne kadar anlaşılmaz ve zor. Hepsinin üstüne bir de bu çocukların ölümü." Ve hayalinde tekrar ana yüreğini her zaman ezen, difteriden kaybettiği en son oğlunun ölümü, bebeğin gömülmesi, bu küçük pembe tabuta karşı herkesin aldırmazlığı ve üzerindeki sırmalı haçıyla pembe kapağını kapattıkları anda tabutun içinde görünen şakakları lüle lüle, soluk alnın, hayretle açılmış minik ağzın karşısında yüreğini parçalayan yapayalnız acısı canlandı.”
Fyodor Mikhaylovich Dostoyevsky was a Russian writer, essayist and philosopher, perhaps most recognized today for his novels Crime and Punishment and The Brothers Karamazov.
Dostoyevsky's literary output explores human psychology in the troubled political, social and spiritual context of 19th-century Russian society. Considered by many as a founder or precursor of 20th-century existentialism, his Notes from Underground (1864), written in the embittered voice of the anonymous "underground man", was called by Walter Kaufmann the "best overture for existentialism ever written."
His tombstone reads "Verily, Verily, I say unto you, Except a corn of wheat fall into the ground and die, it abideth alone: but if it die, it bringeth forth much fruit." from John 12:24, which is also the epigraph of his final novel, The Brothers Karamazov.