“Sırtüstü yatıp düşünmeyi, her şeyden çok seviyordum. Boyuna düşünüyordum. Sonra, rüyalar da görüyordum, tuhaf tuhaf rüyalar... Bunların ne biçim rüyalar olduğunu söylemek gereksiz, işte ancak o sıralarda, bir şeyler kurmaya başladım... Hayır, öyle değil... Yine öyle anlatamıyorum! Biliyor musun, o zaman ben boyuna kendi kendime şunu soruyordum: Ben niçin böyle budalayım? Demek ki, başkaları aptal, ben de onların aptal olduğunu kesin olarak biliyorum, niçin onlardan akıllı olmak istemiyorum? Sonra, şunu anladım ki, Sonya, herkesin akıllı olmasını beklemeye kalkarım, bu çok uzun sürecek... Sonra, şunu da anladım ki, böyle bir şey hiçbir zaman olmayacak, insanlar değişmeyecek... Onları değiştirecek kimse yoktur... Bunun için yorulmaya değmez! Ya, işte bu böyle!.. Bu bir kanundur... Kanun Sonya! Bu böyledir! Şimdi biliyorum ki, Sonya, akılca, ruhça, daha güçlü, daha sağlam olan herkes başkalarına buyurur! Daha yürekli, daha atak olan haklı çıkar... Umursamamakta en ileri gidenler kanun yapıcı olurlar. Herkesten daha atak olan, herkesten daha haklıdır! Bugüne kadar böyle gelmiş, bundan sonra da hep, böyle gidecektir! Bunu ancak körler göremez!”
Fyodor Mikhaylovich Dostoyevsky was a Russian writer, essayist and philosopher, perhaps most recognized today for his novels Crime and Punishment and The Brothers Karamazov.
Dostoyevsky's literary output explores human psychology in the troubled political, social and spiritual context of 19th-century Russian society. Considered by many as a founder or precursor of 20th-century existentialism, his Notes from Underground (1864), written in the embittered voice of the anonymous "underground man", was called by Walter Kaufmann the "best overture for existentialism ever written."
His tombstone reads "Verily, Verily, I say unto you, Except a corn of wheat fall into the ground and die, it abideth alone: but if it die, it bringeth forth much fruit." from John 12:24, which is also the epigraph of his final novel, The Brothers Karamazov.